Sağlık, cilt bakımı, diyet, zayıflama ve güzellik makaleleri
Kadın Sağlığı Hakkında Bilgi
Son yıllarda yapılan tıbbi araştırmalarda, kadın sağlığına daha fazla önem verilmektedir. Meme ve kadın üreme organlarına ilişkin hastalıklar gibi, çoğunlukla ya da sadece kadınlarda bulunan rahatsızlıklar üzerine her zaman araştırma yapılmaktadır. Ancak, kalp rahatsızlığı gibi önemli hastalıkların, kadınları nasıl etkilediğini anlamak üzere yapılmış, nispeten daha az araştırma bulunmaktadır.
Kadınlar kendi sağlıkları konusunda büyük rol üstlenmişlerdir. Çoğu ailede, çocukların sağlığının sorumluluğunu da kadınlar üstlenmektedir. Sonuçta, sağlık konusunda haklı olarak kadınlar daha fazla ve daha iyi bilgi edinmek istemektedirler.Osteoporoz (kemik erimesi), tiroit bozukluklan, sistemik lupus eritematöz (yaygın lupus kızarıklığı) , romatoid artrit (eklem romatizması) ve multiple skleroz (çoklu sertleşim) gibi bazı hastalıklar, kadınlar erkeklerden daha sıklıkla etkiler.
Bilimsel bulgular bunun nedeninin, kadınlar ile erkekler arasındaki hormonal farklılıklardan kaynaklandığını göstermektedir. Romatoid artrit ve multiple skleroza çok benzer hastalıklara sahip olan hayvanlar arasında, bu hastalıklardan en çok ve en ciddi ölçüde etkilenen türün dişiler olması, bu teoriyi desteklemektedir.
Diğer hastalıklar, kadınlarda, erkeklerden daha farklı bir rota izleyebilir. Örneğin, kadınların menopozdan önce, erkeklere oranla daha az kalp krizi geçirme olasılığı vardır. Araştırmalar, bir kadının menopozdan önce estrojen hormonu üretmesinin muhtemelen onu kalp hastalığına karşı koruduğunu öne sürmektedir.
Bununla birlikte, menopozdan sonraki yıllarda estrojen hormonu üretimi durduğunda bu farklılık ortadan kalkmakta ve 65 yaş civan kadınlardaki en yaygın ölüm sebebi, kalp hastalıkları olmaktadır.
Dengeli Beslenme
Gençlik döneminde vücudunuz o kadar hızlı değişir ki sağlıklı olmak için dengeli bir diyet izlemeniz gerekir. Et, taze meyve ve sebze, süt ürünleri, kuruyemiş ve tahıllar dengeli bir diyet oluşturur.
Genç kızlar ve genç kadınların kemiklerini güçlendirmek için yeterli miktarda kalsiyum almaları çok önemlidir. Her gün 1200-1500 miligramlık kalsiyum almanız gerekir; bu da 4 bardak süt ya da 3 karton yoğurda eşittir. Bütün gençlerin besin değeri yüksek bir diyet izlemesi çok önemlidir.
Alkol, Sigara ve Uyuşturucu Madde Kullanımı
Birçok genç, sonuçlarını düşünmeden sigara ya da alkol kullanmaya başlar. Alkol bütün vücudunuzu etkiler, vücudunuzun bütün fonksiyonlarını yavaşlatır. Koordinasyonunuzu, karar vermenizi, duygusal kontrolünüzü ve muhakeme yeteğinizi zayıflatır ve riskli ya da dikkatsiz şekilde davranmanıza neden olur.
Alkollü
araç kullanmak sizi, arkadaşlarınızı ve hatta tanımadığınız insanları
öldürebilir. Sadece bir kere içki içenler bile hareketleri konusunda
yanlış kararlar alarak kendilerini tehlikeye atabilir.
Alkol
kullanmak kısıtlamaları ortadan kaldırıp dikkatsiz davranışlar
sergilemenizi teşvik edebilir ve bu şekilde istenmeyen ya da güvenli
olmayan seksle sonuçlanıp hamileliğe ya da cinsel yolla bulaşan
hastalıklara neden olabilir.
Aşırı derecede alkol kullanmak ciddi sağlık sorunları doğurup böbreğe zarar verebilir, sinir sisteminde değişikliklere neden olur ve sizi komaya sokabilir. Ayrıca mideniz ciddi bir şekilde tahriş olabilir ve ülser olabilirsiniz. Daha da kötüsü alkolik olabilirsiniz. Alkolik olmak, alkolsüz yapamamak ve alkol kullanmak için bahaneler yaratmak ya da sözlerinizi bozmak anlamına gelir.
Bazı insanlarda alkolizme genetik bir yatkınlık vardır; yani alkolik olma potansiyeliyle doğarlar. Alkol probleminiz olduğunu düşünüyorsanız Madde Probleminiz Var mı? bölümünü okuyun.
Tütün ya da tütün mamullerinin kullanımı – sigara içmek ya da tütün çiğnemek – sağlık sorunlarına neden olabilir. Sigara reklamları sigara içmenin havalı bir şey olduğu izlenimini verebilir; ancak bu reklamlar sigarada bulunan nikotinin son derece bağımlılık yaratan bir madde olduğunu söylemezler. Sigara içmenin kısa vadeli etkileri arasında nefesin kötü kokması, cildin kırışması ve kronik öksürük sayılabilir. Yıllarca sigara içmek kanser ya da ciğer hastalığı gibi ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.
Tütün çiğnemek de ağız ve boğaz kanserine neden olabilir. Ne kadar uzun süre sigara içerseniz bırakmanız da o kadar zor olabilir. Sigara içiyorsanız doktorunuzdan bu alışkanlığı bırakmak için yardım isteyin. Esrar içmek ya da diğer uyuşturucu maddeleri kullanmak (LSD, eroin ya da kokain gibi) gerçekleri algılamanızı etkiler. Motivasyonunuz azalır ve okul gibi çaba göstermeniz gereken alanlara gerekli ilgiyi göstermeyebilirsiniz.
Alkol ya da uyuşturucu madde kullanımıyla ilgili bir baskı hissediyorsanız ilgilenmediğinizi, bu maddelere alerjiniz olduğunu, bunları kullanamayacağınızı ya da “anne babanızın sizi öldüreceğini” söyleyin. Uyuşturucu maddelerin olduğu yerden ayrılmak isteyen bir arkadaş bulun, sinemaya, bir şeyler yemeye ya da sizi bu ortamdan uzaklaştırabilecek herhangi bir yere gidin.
MADDE KULLANIMI SORUNUNUZ VAR MI?
Aşağıdaki
sorulardan en az ikisine evet yanıtını verdiyseniz madde kullanımı
sorununuz olabilir ve yardıma ihtiyacınız vardır. Gençlerin bu
bağımlılıkla başa çıkmalarına yardım eden birçok merkez bulunmaktadır.
Anne
babanız, doktorunuz ya da rehber öğretmeniniz ile konuşun ya da Adsız
Alkolikler veya Adsız Narkotikler gibi destek gruplarıyla iletişime
geçin. Ne kadar çabuk destek almaya başlarsanız bu sorununuzu kontrol
edebilmeniz de o derece kolaylaşır.
■ Gevşemek, kendinizi daha rahat hissetmek ya da bir gruba dahil olmak için alkol ya da uyuşturucu madde kullanıyor musunuz?
■ Yalnızken içki içiyor ya da uyuşturucu madde kullanıyor musunuz?
■ Yakın arkadaşlarınızdan biri alkol ya da uyuşturucu madde kullanıyor mu?
■ Yakın bir aile ferdinizin alkol ya da uyuşturucu problemi var mı?
■ Bir arkadaşınız, aile ferdiniz ya da başka biri sizin alkol ya da uyuşturucu probleminiz olduğunu düşünüyor mu?
■ Alkol ya da uyuşturucu madde kullanımından dolayı başınız hiç belaya girdi mi?
Kendinize
sormanız gereken bir diğer soru da alkol ya da uyuşturucu madde
kullanmış birinin kullandığı arabaya binip binmediğinizdir. Cevabınız
evet ise bu tehlikeli durumu önlemek için Güvenli Araba Kullanımı
(aşağıda sağda) bölümünü okuyunuz.
Güvenli Araba Kullanımı
Araba kazaları genç ölümlerinde birinci sırada yer alır. Yol kurallarına uyarak, dikkatli araç kullanarak, emniyet kemeri takarak ve alkol ya da uyuşturucu madde kullandıktan sonra araba kullanmayarak (ve madde kullanmış birinin aracına binmeyerek) araba kazalarını önleyebilirsiniz.
Kendinizi alkol ya da uyuşturucu madde kullanmış birinin arabasına binmekten başka seçeneğinizin olmadığı bir durumda bulursanız bir kez daha düşünün. Seçme şansınız vardır; sizi eve bırakması için ailenizi, bir arkadaşınızı ya da polisi arayabilirsiniz. Güvenliğinizi sağlamak için ebeveynleriniz ya da sorumluluk sahibi bir yetişkinin herhangi bir saatte hiç bir soru sormadan gelip sizi almasını sağlamak için vakit kaybetmeden bu durumu anne babanızla konuşmalısınız.
Tüberküloz
Tüberküloz, Mycobacterium tuberculosis bakterisinin neden olduğu yaşamı tehdit edebilecek bir enfeksiyondur.
Tüberküloz olan çocuk sayısı giderek artmaktadır. Çocuklar tüberküloza her yaşta yakalanabilirler. Birçok çocuk bu enfeksiyonu öksürerek bakterilerini yayan bir yetişkinle temas ederek alır. Okullarda ve çocuk bakım merkezlerinde tüberküloz salgınları yaşanabilir.
Bir çocuk bu hastalığı kaptığında bakteriler çocuğun ciğerlerinden çoğalmaya başlar. Çoğunlukla vücudun bağışıklık sisteminde enfeksiyon bulunur ve çocukta hiç bir enfeksiyon belirtisi görülmeyebilir. Enfeksiyonun olduğu küçük bölge vücutta yıllarca aktif olmadan kalabilir; birçok insanda bütün hayatları boyunca kalabilir.
Ancak bazı insanlarda bu enfeksiyon yıllar sonra nükseder. Nadir rastlanan durumlarda bir çocuk enfeksiyonu ilk kaptığında hastalanır ve enfeksiyon ciğerlerin her tarafına ve vücudun diğer bölümlerine yayılır. Sokaklarda yaşayan insanlarla iletişimde olan, hapishanede olan, HIV pozitif olan, iğneli uyuşturucu kullanan çocuklar ve göçmen işçiler gibi enfekte olma riski yüksek olan çocuklar için özel olarak tüberküloz testleri yapılmaktadır.
Çocuğunuz tüberküloz olan birine temas ettiyse doktorunuza başvurun. Doktorunuz çocuğunuza bir miktar tüberküloz bakterisinin enjekte edileceği bir tüberkülin deri testi yapacaktır.
Deri testi 2 gün sonra kontrol edilmelidir; şişme, kızarıklık ve kaşıntı tüberkülozun var olduğunu ya da geçmişte tüberküloz geçirildiğini gösterir. Deri testi pozitif çıkarsa ve tüberkülozdan şüphe ediliyorsa enfeksiyonun ne kadar yayıldığının belirlenmesi için bir göğüs röntgeni çekilebilir.
Hastalığın ilerlemesini önlemek için anti tüberküloz ilaçları verilebilir.Çocuğunuz tüberküloz olduysa ve henüz hasta değilse enfeksiyonun tedavi edilmesi için yine de ilaç alması gerekir.
Aynı Kategorideki Yazılar
Ağrı Kesiciler Nasıl Etki Eder?
Tansiyon Düşmesi ( Düşük Tansiyon )
Popüler Diyet Faydalı Mı?
Bütün popüler diyetlerde genellikle tek yönlü beslenme
görülmektedir. Yani bir ktsmında diyetten karbonhidratlar tamamen
kesilerek yerini yağ almıştır. Bir kısmında sadece protein
ağırlıklıdır. Bir kısmında çok düşük kalori seçeneği vardır ki
genellikle bunlar bilim dışı zayıflama metotlarıdır. Bazılarında aynı
gruptan olmayan yiyeceklerin bir arada alınmaması öğütlenmektedir ki
bunun da yanlış olduğu görülmüştür.
Tamamen karbonhidratsız diyetler faydalı mıdır?
Hayır.
Diyette muhakkak karbonhidrat olmalıdır. Beyin ve sinir sisteminin
beslenmesi için günde 50-100 gr karbonhidrata ihtiyaç vardır. Ayrıca
protein yıkımını ve kas erimesini de önlemiş olurlar Aksi takdirde kan
şekerini korumak için protein yıkımı olur ve su açığa çıkar ve idrar
ile su kaybı neticesinde zayıflama olur. Diyet bırakılınca ödem ve
kilo alımı hızla gelişir.
Atkin’s diyetini tavsiye eder misiniz?
Hayır.
Yüksek proteinli düşük karbonhidratlı bir diyettir. Ke-toza neden olur.
Yağ ve doymuş yağ açısından zengindir. İşe yaramalarının nedeni düşük
kalorili olmalarıdır ama sağlıklı değildir. Yüksek proteinli diyetler
uzun süre kullanılırsa kalsi-üriye yatkın olanlarda böbrek taşlarına ve
gizli böbrek yetersizliği olanlarda aşikar üremiye neden olabilir.
Yüksek protein alımı ve glukoneogenezdeki (Proteinden vücutta şeker
yapılması) artış nitrojen yükünü artırır ve idrar çıkışında artış
yaparak dehidratasyona neden olur. Su kaybına bağlı kilo kaybı olur.
Vitamin, antioksidan ve kalsiyum eksiktir. Yaşam boyu kullanılabilecek
bir yaklaşım değildir.
Düşük proteinli diyetleri önerir misiniz?
Hayır.
Düşük protein ciddi bir olaydır. Saç dökülmesi, halsizlik,
isteksizljk, egzersiz yapamama, ödem, sıvı ve elektrolit
bozuklukların^, kalp ve böbrek problemlerine, bağışıklık sistemi
bozukluklarına ve cilt bozukluklarına neden olabilir. Bu diyetlerde
B12 vitamini, çinko, kalsiyum ve yağda eriyen vitamin eksiklikleri
görülebilir.
Montignac metodunu önerir misiniz?
Bu
diyet programında yağ ve karbonhidratın aynı yemekte alınmasına izin
verilmemektedir. Bu düşünceye göre kan şekerinin yükselmesi yağın
vücutta depolanmasına neden olduğudur. Hiperinsülinizmi obezitenin
sonucu değil nedeni olarak görmektedir. Bu teoriye göre insanlar
yiyecek alımlarını sınırlandırmadan, egzersiz yapmadan, diyetin yağ ve
kolesterol içeriğinden endişe etmeden kilo verebilir. Diyette krema,
çikolata ve şarap alımı vardır. Ana yemeğin akşam değil de öğle yemeği
olması istenir. Yemekler arası atıştırma istenmez. Gli-semik indekse
göre karbonhidratlar sınıflandırılır yasak olan yiyecekler vardır.
(Kötü olan yiyeceklere örnek: havuç, patates, mısır, pirinç, pancar,
karpuz, muz, kuru üzüm, kavun) Bu, beslenme açısından doğru değildir.
Yüksek yağ içeren ve ateroskleroza neden olabilecek bir diyet rejimidir.
Yüksek karbonhidratlı diyetleri önerir misiniz?
Enerjinin
%10 veya daha azını yağlardan sağlayan diyetlerin uzun süre yapılması
amenore gibi endokrin sorunlara neden olabilir. Esansiye yağ
asitlerinin azlığına ve yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E, K)
eksikliğine neden olabilir.
%50-60 karbonhidrat içeren diyetler önerilmektedir. Bu karbonhidratlar sebze, meyve ve tahıllardan kaynaklanmalıdır.
Obezite ve İlaç Tedavisi
İlaç tedavisinde yöntem:
1. Yağ depolanmasını engellemek (iştahı kesmek, yağ emi-limini azaltmak)
2. Yağ kullanımını artırmak olmalıdır (termogenezi artırmak, lipolizi artırmak)
İştah kesiciler:
Hem katokolaminerjik hem de serotoninerjik yolla İştahı kesen sibutramindir.
Yağ
emilimini azaltanlar: Orlistat gastrointestinal lipazı inhi-be ederek
bağırsaktan trigliserit hidrolizini azaltır, yağ emilimini azaltır ve
kilo vermeye neden olur.
Termogenez artışı:
Sempatik sinir sistemi aktivasyonu veya oksidatif fosforilasyon artışı
sayesinde sağlanabilir. Efedrin ad-renerjik etkili termojenik bir
ilaçtır kafein ise bu etkisini potan-siyelize eder. Sibutramine
noradrenalin geri alımını azaltarak termogenezi artırır.
İlaç tedavi endikasyonu nedir?
Obezitede ilaç tedavi endikasyonu vücut kitle indeksi >30
olduğu zaman veya vücut kitle indeksi >27 ve ilave hastalık veya risk faktörü olduğu zaman düşünülür.
İlaçların güvenliği konusunda, FDA onayı var mıdır? Orlistat ve Sibutramine için FDA onay vermiştir.
Uzun süreli kullanımda yan etkisi görülmüş müdür?
Xendos çalışmasında 4 yıl, günde 3 kez 120 mg kullanılmasına rağmen ciddi bir yan etki görülmediği bildirilmiştir.
Yan etkileri nelerdir?
Yağlı dışkı
Defakasyon
şıklığında artış Yağlı lekelenme Ani dışkılama gereksinimi Gaz çıkarma
Dışkı kaçırma Gazla birlikte sızıntı Akışkan dışkılama Sulu dışkı
Bu yan etkiler diyetteki yağın %30 altına çekilmesi ile ortadan kalkabilir.
Yağda eriyen vitaminleri azaltır mı?
Genellikle
referans değerlerin altına düşürmemekle birlikte bu açıdan ilave
vitamin verilebilir. Vitamin verilecekse en az 2 saat arayla
verilmelidir.
İlaç etkileşimi var mıdır?
Siklosporin ile etkileşebilir.
Kontrendikasyonları nelerdir?
-Kronik malabsorbsiyon
-Kolestaz
-Gebelik ve laktasyon (veri yok)
Sibutramine hakkında ayrıntılı bilgi verir misiniz?
-Selektif serotonin ve noradrenalin geri alımını inhibe eder
-Serotonin ile tokluk hissi yapar, NA ile sempatik sinir sistemi yoluyla termogenezde artış ve gıda alımında azalma yapar
-Sitokrom p-450 enzimi ile karaciğerde metabolize olur
-Kilo verdirici etkisi doza bağlıdır
-Bir yıllık kilo kaybı ortalama %6-10 arasıdır
-Sabah alınan tek doz tüm gün boyunca etkili olur
-İnilen kiloda kalınmayı da sağlar
-Tedavi ile trigiserit, insülin, c-peptid, ürik asit düzeyleri düşmüştür
-HDL kolesterol düzeyleri artmıştır
-Bağımlılık yapmaz
-İlk 3 ayda 3 kg’dan az kilo kaybı olanlarda ilaç fayda etmeyecektir
-İlk 4 haftada 2 kg’dan fazla zayıflayanlarda etkili olacak demektir.
Sibutramine’in yan etkileri nelerdir?
Ağız kuruluğu
Anoreksi
İştah artışı
Konstipasyon
Uykusuzluk
Baş dönmesi
Gerginlik
Taşikardi
Ciltte döküntü
Bulantı
Hipertansiyon
Terleme
Obezite ve Diyet Tedavisi
Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz
buna “sağlıklı beslenme programı” diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin
öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı
amaçlıyoruz. Bunun için kişiye özel program yapmalıyız, aksi taktirde
hasta uyumu beklenemez ve program başarısız olur.
Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir?
-Hamilelik
-Emziklik
-Zeka geriliği
-Ağır psikolojik bozukluklar
-Böbrek yetersizliği
-Karaciğer yetersizliği
-Safra taşı hastalığı
-Osteoporoz
-Anorexia nervosa
-Ciddi hastalıkların son dönemleri
Kalorilerine göre diyetler kaça ayrılır?
1. Total açlık: Geçici bir süre tamamen aç kalınır
2. VLCD (Çok düşük kalorili diyet)< 800 kalori / gün
3. LCD (Düşük kalorili diyet) : 800-1200 kalori / gün
4. BDD (Dengeli eksik diyet): > 1200 kalori / gün
1. Total açlık: Önemli riskleri vardır. Önerilmemektedir. -Aşırı yağ dışı doku kaybı
-Ketoz ve diürez artışı (Hücresel yıkım ve idrar artışı)
-Potasyum kaybı ve elektrolit bozuklukları
-Adetlerde düzensizlik
-Saç dökülmesi
-Büyüme geriliği
-Vitamin, mineral, protein, esansiyel yağ asiti, lif eksikliği
2. VLCD (Çok düşük kalorili diyetler): VKİ> 40 olanlara önerilebilir.
-Tıbbi
risk taşıyan hastaların hızlı kilo kaybını indüklemek için verilir (Tip
2 Diabetes mellitus, solunum zorluğu, hiperlipi-demi, hipertansiyon,
hareket güçlüğü altında olan kişilere önerilir.)
-Enerjinin büyük bölümü proteinden karşılanır
-Yağ ve karbonhidratta çok azalma vardır
-Multivitamin ve mineral desteği gerekir
-Kadınlar için ayrıca demir ve kalsiyum verilmelidir
-Yağ
dışı vücut kitlesi azaldığından hem aritmi hem de kalp kas kitlesinin
azalmasından dolayı kardiak yan etkiler olmaması için 12-16 haftadan
uzun süre yapılmamalıdır.
-Negatif su dengesi olduğundan diyet bırakılınca birkaç gün içinde su alımına bağlı kilo artışı görülür.
3. LCD (Düşük kalorili diyetler):Vitamin
ve mineral desteği gerektirebilirler. Amerika da birçok yemek replesman
ürünle ri bu düzeyde kalori verecek şekilde planlanmıştır.
4. BDD (Dengeli eksik diyetler): Daha kolay uyum sağlanır
tmp1B5D-48.jpg
ama sabır gerektirir.
Kalorileri aynı olsa bile daha düşük yağ içeren diyetlerin faydası var mıdır?
Evet. “Ad libitum” denilen düşük yağ içerikli diyetlerle yapılan çalışmalarda anlamlı kilo kayıpları saptanmıştır.
Çok düşük kalorili diyetler sık kullanılır mı? Zararı var mı -dır?
Çok
kullanılan bir yöntem değildir. Yağ dışı dokuda yıkıma sebep olur ve
sonuçta su ve nitrojen kaybına neden olur. Hi-popotasemiye bağlı
kardiak aritmi ve ölüme neden olabilir. Safra taşı riski yüksektir. Bu
nedenle beraberinde ursodeoksi-kolik asit içeren ilaçlar verilmelidir.
Karbonhidratsız bir diyet faydalı mıdır?
Günlük
100gr’dan”az karbonhidrat sağlayan diyet ketoza = hücresel yıkıma neden
olur. Kan şekerinin düşmesini önlemek amacıyla vücut proteinleri yıkar
ve ondan şeker yapar (gluko-neogenez). Ketoza su kaybı da eşlik eder.
Diyette liflerin durumu nedir?
Diyette
lif mutlaka olmalıdır. Her gün 4-5 kez meyve ve sebze yenmesi veya
tamamen tahıldan hazırlanan ekmeklerin alınması hem solubl hem de
insolubl lif gereksinimini karşılar. Kilo kaybının durduğu plato
döneminde kompleks karbonhidrat ve lif alımı yüksek oranda
tutulmalıdır. Böylelikle su alımı da artacaktır.
Diyette vitamin eksikliği görülür mü?
Diyetin
kalorisi düştükçe potasyum, magnezyum, B6 vitamini, demir, kalsiyum
gibi elementlerin kan düzeylerinde azalma ihtimali de artar. Genel bir
kural olarak 1200 kalori/gün’ün altındaki diyetlerde vitamin ve
mineral desteği sağlanmalıdır. Hatta üretken yaştaki kadınlara bu
kalorinin üstünde bile kalsiyum ve demir verilmelidir.
Sağlıklı kilo kontrolü için besinleri hangi oranda tüketmeliyiz?
Karbonhidrat:
Çok düşük kalorili diyette >50 gr/gün
Düşük kalorili diyette >100 gr/gün
Protein:
Çok düşük kalorili diyette: 1.5 g/kg/gün (>65-70g/gün)
Düşük kalorili diyette: 1 g/kg/gün
Dengeli eksik diyette: 0.8 g/kg/gün
Yağ:
Diyetteki enerjinin %30′u total yağdan
Diyetteki enerinin %10′u doymuş yağdan
Lif:
20-30 gr/gün
Su:
8 bardak (Yaklaşık 2 İt)
Egzersiz ve sıcak mevsimlerde daha fazlası gerekir
Vitamin ve mineraller:
Düşük
ve çok düşük kalorili diyetlerde takviye edilir. (Günlük ihtiyaca
göre) Üretken yaştaki kadınlar için demir ve kalsiyum gereklidir.
Alkol: Zayıflama diyetlerinde alkolün yeri yoktur. İçilmemesi gerekir.
Zayıflama kürlerinde en çok hangi kalorili diyetler tercih edilmektedir?
Anlamlı
kilo kaybı için düşük kalorili diyetler (800-1200 kalori) tercih
edilirken, kilo koruma programında “ad libitum” tercih edilebilir.
Obezite Tedavisi Nasıl Uygulanır?
OBEZİTE TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
Obezitenin oluşumu nasıl
multifaktöryel ise, yani birden çok sebebe bağlı ise tedavisi de o
oranda karışık ve multidisipli-nerdir. Yani birçok uzmanlık dalının
İşbirliği neticesinde daha sağlıklı yapılabilir.
En başta obezitenin
nedenleri, yapmış olduğu zararlar ve tedavi planlaması için bir doktora
ihtiyaç vardır. Bu doktorun iç hastalıkları uzmanı olması daha faydalı
olur. Çünkü neden olduğu hastalıkların çoğu iç hastalıklarının
konusudur. Gereğinde konsültan olarak diğer bilim dallarına
(Kardioloji, Nefroloji, Endokrinoloji, Dermatoloji, Plastik ve Genel
Cerrahi, Fizik tedavi uzmanı) ihtiyaç gösterir.
İkincil olarak bir
beslenme uzmanına ihtiyaç vardır. Hastanın; hastalıklarına, yaşına,
kilosuna ve sosyal durumuna uygun diyet düzenlenmesi gerekir. Herkes
için ayrı bir diyet şeması gerekir. Diyet demek belki de doğru değil,
beslenme programı demek daha doğru olabilir. Nedenine gelince; aç
bırakmak gibi bir durum kabul edilemez, sadece ölçülü yemek ve doğru
yemek tarzı öğretilmelidir.
Tedavinin üçüncü basamağını
psikolog/psikiyatrist oluşturur. Hastaların motivasyonlarını artırmaya
ve normalden sapmış davranış biçimlerini düzeltmeye çalışır. Hastalık
düzeyine varmış durumlarda ilaç tedavisi önerir. Hastaların çoğu
başlangıçta hangi programı uygularsa uygulasın kilo verecektir. Önemli
olan bu kilonun korunmasıdır. Bu evrede psikolog yardımı önemlidir.
Ve
son basamak spor eğitmenidir. Hastaya uygun spor programı doktorla
işbirliği yaparak planlanır ve mümkünse hasta doktor kontrolünde
sporunu yapar. Spor esnasında oluşabilecek aksi durumlar (Kalp spazmı,
şeker düşmesi, aşırı su ve elektrolit kaybı, tansiyon düşmesi…) için de
müdahale şartlarının hazırlanması gerekir.
“Bu
ekip eşliğinde hastaların bir hastalığı var mı? Psikolojik problemleri
nelerdir? Günde ne kadar spor yapabiliyor? Diyet doğru planlanmış mı?
Diyet uyumu takibi yapılıyor mu? Tedavide ilaç veya cerrahi girişim
düşünülüyor mu?” sorularına cevap arayarak tedavi planlanır.
Tedavi seçimi neye göre yapılmalıdır?
Tedavi
yöntemi seçilirken sadece VKİ ve sağlık riskleri göz önüne alınmaz aynı
zamanda hastanın geçmişteki zayıflama amacıyla yaptıkları da önemlidir.
Örneğin, VKİ>30 olan bir erkeğe normalde ilaç tedavisi verilmesi
gerekirken, önceden zayıflama amacıyla bir programa girmediyse ve ilk
kez böyle bir programa katılacaksa ilaç tedavisi verilmez.
Tedaviyi
seçerken güvenliği, etkinliği ve maliyeti göz önüne alınır. Örneğin
kendi başına kilo vermek isteyen için maliyet düşük olabilir ama başarı
şansı azdır. Sağlıkla ilgili sorunları düzeltebilmek için kilosunun
%10′unu vermesi gereken bir birey için uygun seçenek olmayabilir.
Kişinin
tedaviyi kabul edilebilir bulması şarttır. Bunun için hasta ile
görüşerek 1-2 haftalık deneme programları uygulanabilir.
Hasta hakkında yeterli veri olmadan tek tip diyet ve tek tip egzersiz programı doğru değildir.
Doktor/diyetisyen/psikologfa görüşme sıklığı ne olmalıdır?
Haftalık olarak görüşüldüğünde daha başarılı olunur. Kilo ölçümleri de haftalık yapılmalıdır.
Tedavi programı ne kadar sürmelidir?
4-6
ay sürmelidir. Tedavinin bitiş zamanını bilen hastada başarı arzusu
daha fazla olur. Sonu belli olmayan programlarda umutsuzluk ve
başarısızlık oluşur. İlk kur bittikten sonra ikinci kur ve yeni
hedefler için ayrı bir program planlanmalıdır.
Grup tedavisi faydalı mıdır?
Davranışsal terapi için 10-20 kişilik gruplar tercih edilir. Grup terapisi tedaviye uyumu ve dolayısıyla başarıyı artırır.
Obezite tedavisi için neler yapılabilir?
- Diyetle besin alımının kısıtlanması veya cerrahi müdahale
- Davranış terapisi ile algılama ve alışkanlıkların değiştirilmesi
- İştahın kesilmesi (İlaçlar)
- Barsaktan emilimin azaltılması (İlaçlar veya cerrahi)
- Gastrointestinal sistemden tokluk sinyallerinin gönderilmesi (Kolesistokinin)
- Diyete bağlı termogenezin artırılması (Besin seçimi, sık yeme)
-
Sempatik sinir sistemi yoluyla enerji tüketiminin artırılması
(Noradrenalin geri emilimi azaltılarak termogenez artırılabilir)
- Leptin uygulanması
- Egzersizin artırılması
Obezitenin Neden Olduğu Hastalıklar Nelerdir?
OBEZİTENİN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR NELERDİR?
1- Koroner kalp hastalıkları
2- Tip 2 Diabetes Mellitus = Şeker hastalığı
3- Hipertansiyon
4- CVA (İnme, felç)
5- Kanserler (Endometrium = rahim, meme, över = yumurtalık, safra kesesi, prostat, kolon = kalın barsak, böbrek)
6- Hiperlipidemi (Yağ yüksekliği)
7- Safra taşı ve hastalıkları
8- Uyku apne sendromu ve diğer solunum problemleri
9- İnfertilite, impotans (Kısırlık, cinsel güçsüzlük)
10- Adet bozuklukları, Polikistik över (Yumurtalık kistleri)
11- Metaboiik sendrom (İnsülin direncine bağlı)
12- Osteoartrit = kireçlenme, Karpal tünel snedromu, Topuk dikeni
13- Tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde artış
14- Anksiyete, depresyon, özgüvende azalma
15- Toplumsal dışlanma
16- Sosyal takıntı, saplantı
17- Mantar hastalığı, aşırı terleme, intertrigo, strialar = deri çatlamaları
18- Bel fıtığı
19- Hepatosteatoz = Karaciğer yağlanması
20- Gut
21- Hirsutizm = Kıllanma artışı
Obezite gebelikte ne gibi sorunlara yol açabilir?
- Makrozomi = Kilolu bebek
- Nöral tüp defekti = Omurilik açılması
- Perinatal mprtalite = doğumda ölüm
- Annede hipertansiyon, preeklampsi, gestasyonel diabet
- Preterm doğum = erken doğum
- Geç fetalölüm
- Sectio oranında artma = sezeryan
- Neonatal ölüm= yeni doğan ölümü
- Hastaneye yatmaya neden olabilir
Kilo verme ile diabet gelişimi önlenebilir mi?
Evet, önlenebilir veya geciktirilebilir.
-Alınan her 1 kg, diabet riskini %4.5 artırır.
-Tip 2 DM hastaların BMk 25 olsaydı: Erkeklerin %64′ü, Kadınların %77’si diabet olmayacaktı.
-Diğer bir çalışmada verilen 9 kg, diabete bağlı mortaliteyi %30-40 azaltmıştır
Kilo verme ile tansiyon düşer mi?
Evet..
Her 1 kg vermeye karşılık kan basıncında 0.3-1 mm Hg düşme olur.
Yapılan çalışmalar kilo vermenin ilaçlar kadar etkili olduğunu
göstermiştir
Obezite-diabet ilişkisi nedir?
-Yirmi bir yaşından sonra alınan kilo diabet gelişimini hızlandırır
-Android tip obezite (Erkek tipi) diabet ile daha çok ilişkilidir
-Genetik faktörler (Bazı genler kaslarda insülin etkisini bloke ederler)
-Obezite önce hiperinsülinizme neden olur, sonra diabet gelişir
Obezite-hormon ilişkisi nasıldır?
-Obez kızlar daha erken puberteye girer
-Obez kadınlarda hiperandrojenizm ve anovulatuvar siklus riski artmıştır
-Adipoz doku androjen ve östrojenler için rezervuar görevi görür
-Obez erkeklerde ise SHBG deki düşmeye bağlı olarak total testosteron düşer
-Morbid obezitede serbest testosteron düşer (Morbid obezi-teye kadar normaldir)
-Obez erkeklerde androjenlerin östrojene dönüşümü arttığı için estron ve östrodiol seviyeleri yüksek bulunur
-Bir çalışmada bel kalça oranı arttıkça serum ve idrar korti-zolünde artış bulunmuştur
Obezite ile kan yağları nasıl etkilenir?
Framingham çalışmasında kilodaki her %10 artış ile plasma kolesterol seviyelerinin 12mg/dl arttığı gösterilmiştir.
-Her
bir kg kilo kaybı ile plasma total kolestreol ve LDL koleste-rolda %1
azalma, HDL kolesterolde %1 -2 artma tespit edilmiştir.
-
Lipoprotein lipaz aktivitesinin düşmesi ile VLDL ve şilomik-ronlar
artar, Trigliserit artar. Hepatik lipaz aktivitest artışı ile
trigliseritler artar ve küçük dens LDL artar, HDL düşer. Apoli-popretin
B100 içeren bir LDL türevi olan Lp (a) yükselir.
Kilo verme-tromboz ilişkisi nedir?
Tromboz riski kilo verme ile azalır.
Obezite böbrek fonksiyonlarını etkiler mi?
Evet. Santral obezitede mikroalbuminüri olur. Bel-kalça oranındaki bozulmaya bağlı olarak böbreğin süzme gücü azalır.
Kilo vermenin faydaları nelerdir?
-Kardiovasküler hastalık riski düşer
-Hipertansiyon düzelir
-Diabet düzelir
-Lipid bozuklukları düzelir
-Tromboza eğilim azalır
-Endokrinolojik bozukluklar düzelir
-Safra kesesi hastalıkları azalır (hızlı kilo kaybı safra taşı oluşumunu artırır)
-Eklem
ağrıları, iskelet sistemi şikayetleri geriler (enerji kısıtlaması ürik
asiti akut olarak artırabilir ve gut krizine neden olabilir)
-Hepatosteatoz geriler = Karaciğer yağlanması (İnflamatu-var hepatite ait bozukluklar artabilir)
-Uyku apne sendromu geriler
-Reflü özofajit azalır
-Kadınlardaki üriner stress inkontinansı= altına kaçırma geriler
Kanser tedavisinde bitkisel yöntemlerin rolü
Yüzyıllardır, birçok bitki, çeşitli formatlarda (çay, ekstre, soğuk
distilasyon ürünü bitki özleri, esansları, yağları vs) kanser
tedavisinde kullanılmıştır. Son yıllarda bitkilerin ve bitkisel
ilaçların revaçta olması nedeniyle birçok kitapta, gazete ve dergide
sıkça rastlamaktayız ‘şu bitkinin çayını için veya şunu yeyin, şu
kanser türüne yakalanmaktan korunun’ diye.
Benzer videolar için tıklayın
Kanser tedavisinde yardımcı yöntemler
- İmmün sistem [...]
Sağlık TV yayında
WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!
Allergisches Rinit
Allergien, ist die Reaktion des Körpers gegen Stoffe in der Umwelt, die normalerweise nicht schädlich für unseren Körper.
Allergic Rinit
Allergies, is the reaction of our body against substances in the environment, which are normally not harmful to our body.
Alerjik Rinit
Alerji, çevremizde bulunan ve normalde zararlı olmayan bazı maddelere karşı vücudumuzun koruma sisteminin gösterdiği reaksiyondur.
Arthur C. Guyton-3
Prof.Dr. Fikri Alican die Erläuterungen zu Arthur C. Guyton und James D. Hardy.
Arthur C. Guyton-3
Prof.Dr. Fikri Alican's explanations about Arthur C. Guyton and James D. Hardy.
Arthur C. Guyton-3
Prof.Dr. Fikri Alican'ın, Arthur C. Guyton ve James D. Hardy ile ilgili açıklamaları.
Arthur C. Guyton-2
Prof. Dr. Fikri Alican erklärt, wie er mit berühmten Physiologen Arthur C. Guyton
Arthur C. Guyton-2
Prof. Dr. Fikri Alican explains how he met famous physiologist Arthur C. Guyton
Kamuya memur olarak ilk kez atanacaklar memur adayları için yapılan sınavlarda değişiklik yapıldı.






















































